
Kadınların adet dönemlerinde yaşadıkları ağrı bir hastalığa bağlı olabilir veya nedensiz olabilir. Herhangi bir hastalığa bağlı olmayan tipte; her adet döneminde tekrarlayan, genellikle kanama ile veya 1-2 gün önce başlayan, alt karın bölgesi, sırt ve bacaklara yayılan, orta-şiddetli derecede, kramplar şeklinde ağrı olarak tanımlanır. Ağrı ile birlikte bulantı, kusma, ishal veya kabızlık, başağrısı, ses, ışık ve kokulara hassasiyet olabilir ve genellikle 12-72 saat arasında sonlanır. Görülme sıklığı ortalama % 25 iken, bunun genç yaşlarda % 65-90 arasında değişen oranlarda olduğu ve 40 yaş sonrası ağrı şiddetinin belirgin azaldığı bildirilmektedir.
Bir hastalığa bağlı olan tipte; kadınların üreme organları kaynaklı hastalıklarına eşlik edebilir. Ağrı, genellikle, adet dönemi öncesinde başlar ve sonrasında uzayarak devam eder. Ağrıya bulantı, kusma, ishal eşlik etmesi tipik değildir.
Ağrı; karın ve kasık bölgesinde, keskin, şiddetli, karında basınç hissi yaratan ve bel, kalçalar ve kasıklardan bacak iç yüzüne uzanan şekilde tarif edilir.Ağrı, sıklıkla, göbek bölgesinde veya idrar kesesi üzerindeki bölgede yoğunlaşır.
Klinik tanısı; ağrı öyküsü, ağrının şekli ve şiddeti, ritmi ve ek yakınmaları sorgulanarak kolaylıkla konabilir. Ayırıcı tanıda; özellikle her adet döneminde yaşanan ağrının yeri, şiddet ve niteliğinde bir farklılık varsa, ağrı nedeni tekrar gözden geçirilmelidir. Çünkü, tesadüfen aynı dönemde yaşanan bir organ patolojinin ağrısı ile karışabilir.
Ağrı için, basit analjezikler kullanılabilir. Ağrı tedavisine destek olması için; istirahat, bel ve kasık bölgesine sıcak su torbası koyması ve masaj yapılması önerilebilir. Sigara, alkol ve kafeinli içeceklerden uzak durulmalıdır. Şiddetli seyreden hastalarda, doktor kontrolünde, ilaç başlanabilir.
İlaç dışı tedavi yöntemleri arasında; biofeedback, gevşeme eğitimi, TENS, akupressör ve akupunktur tedavisi yer alabilir. Özellikle biofeedback sistemi kontrolünde öğrenilen gevşeme eğitimi ve kontrolü sayesinde her ay yaşanan tablo kontrol edilebilir.





