
Ağrı, meme cerrahisi sonrası gelişen ve işlem yapılmış taraf gögüs, meme, koltuk altı ve üst kol iç yüzüne yayılan ağrı ile karakterize bir klinik tablodur. Meme Ca nedeniyle operasyon yapılan hastalarda, % 20-68 gibi değişen oranlarda bu tip ağrı geliştiği bildirilmiştir. Ağrılı tablo gelişiminde risk faktörü olarak genç yaş, sinir zedelenmesi ve koltuk altı lenf nodu cerrahisi yapılmış olması sayılmaktadır.
Ağrı; genellikle orta-şiddetli derecede, künt ve süreklidir. Ancak hastaların bir kısmında cerrahi geçirilmiş meme ve koltuk altı bölgesine aniden yayılan karıncalanma-batışma hissi tanımlanır. Bazı hastalar ise yanıcı nitelikte ağrı tanımlar.
Ağrı, cerrahiden hemen sonra başlayabilir veya 4-6 hafta sonra belirgin hale gelebilir.
Hastaların ağrı öyküsü iyi alınmalıdır. Özellikle cerrahi ile alınmış memenin yerindeymiş gibi hissedilmesi durumunun saptanması, tamamen hastanın öyküsüne dayanır. Ayrıca ağrının tipi, süresi, yayılımı ve tetiklenmesinin sorgulanması farklı tipte ağrıları analiz etmede yarar sağlar.
Hastalarda, kol ve koltuk altı bölge hareketleri ile ağrı artar. Bu nedenle kol ve omuz hareketlerini kısıtlayacak cihazlar kullanılabilir. Aksi taktirde, kolun aşırı ve yanlış kullanımı sonucu, ağrılı tabloya eşlik eden aynı taraf kolda ödem ve devamında donuk omuz sendromu ile kompleks bölgesel ağrı sendromu gelişebilir.
Hastanın cerrahi ve ağrı öyküsü ile birlikte fizik muayene bulguları ağrı komponentleri ayırımı konusunda yardımcı olur.
Bu ağrının gelişmesini önlemek için yapılacaklar, ağrının tedavisinden daha önemli ve öncelikli olmalıdır.
Meme cerrahisi sonrası ağrı gelişmiş olgularda, başarılı bir ağrı kontrolü için öncelikle ağrının niteliği ve kaynaklandığı yer doğru tanımlanmalıdır. Ağrı için düşünülen ilaçlardan hasta için uygun olanları seçilir.





